Dil

BİR ŞEYLER OLUYOR, AMA NE?

BİR ŞEYLER OLUYOR, AMA NE?

Selam !

Biliyor musunuz, yaratıcılık için verdiğimiz savaşın en büyük sebebi, daima ilhamımızı kovalıyor olmak. Ve bu hiç kolay değil! Çünkü, içinde bulunduğumuz dönem, tam bir enformasyon çağı.

Her yerde yığınla bilgi var ve özellikle dijital dünyada yaşanan gelişmeler olumlu sonuçlar doğurduğu kadar olumsuz sonuçlar da doğuruyor. Mesela, her şeyin birbirinin aynısı olması gibi… Ve bu durum, işlerinde “özgünlüğü” temel kriter olarak seçen yani reklamı hakkıyla yapmaya çalışan ajanslar için tam bir can sıkıntısı! Biraz dikkatli bakarsanız, sektörel bazda etrafımızdaki hemen herkes dijital materyallere hakim. Ama bir çoğunun aslında reklamın “R”sinden haberi yok. Bu yüzden işimizin zor, yolumuzun uzun olduğunu biliyoruz.

Bizi Heyecanlandırın!

Ama neyse ki motivasyonumuzu arttıran ve bize ” Evet, güzel şeyler de oluyor.” dedirten gelişmeler de var. Mesela, şehrimizin açıkhavasında uzunca bir süre heceledik! Tek amacımız ise “reklamcılığı” tıpkı küçük bir çocuğa anlatır gibi, kelime kelime zihinlerine işlemekti. Mesela, billboardlarda en dev haliyle “ Bizi Heyecanlandırın!” dedik (elbette firmalarımıza ve firma adaylarımıza!) Ve beklentisi çok yüksek olan firmalara ışık yaktık ki bizden istediklerini karşılamaya çalışırken biz de heyecanlanıp öğrenelim diye.

Susadınız mı?

O işler logoyu büyüterek olmuyor!

Bir de Ramazan ayında heceleyerek girdiğimiz “ Susadınız mı?” çalışması ile olumlu/olumsuz o kadar çok geri dönüş aldık ki, bu bize açıkhavada iletişim stratejisinin ve planlamanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

En büyük sermaye!

Sonrasında, logoyu büyütme mevzusuna bir yanıt olsun diye, açıkhavada “ O işler öyle (logoyu büyüterek) olmuyor “ dedik. Çünkü, bize göre asıl sihir, ne logoyu devleştirip markayı onun gölgesinde bırakmaktı. Ne de logoyu ufaltıp kendini abartmaktı.

Bir de iyi ekip mevzusu vardı. Yani çatısı altında olduğumuz ajansımızı besleyen, heyecan kat sayısını asla düşürmeyen ve şirketin en büyük sermayesi dediğimiz… Bunun için de “ Bir şirketin en büyük sermayesi ekibidir.” dedik. Ve bu çatı altında, bu ekiple her halimizi çok sevdik! Birbirimizden farklı olmamızı, eğilimlerimizin bambaşka olmasını bir avantaj olarak gördük ve bu sayede beklenmedik bileşimler ve farklı fikirler çıkardık!

Şimdi ise bambaşka bir oluşumun heyecanını yaşıyoruz. Kendi çatımız altına “Blu Jargon” adını verdiğimiz yepyeni bir “Akademi” kuruyoruz. Reklama dair bilinen ne varsa, klişeli hallerine kocaman bir RESET atıyoruz. Peki neler olacak bu oluşumda? Eğlence, eğitim, seminer, etkinlik, proje geliştirmeye dair her şey olacak ve tüm bunlar Bluport’un jargonuyla harmanlanıp sunulacak.

Herkesin aradığına, kimsenin göremediği bir açıdan bakmayı ve ışığı oraya tutmayı seviyoruz.

Ve tüm bu metni okuyup heyecanlanan, görünmeyene ışık tutmak isteyen herkesi Blu Jargon’a bekliyoruz!

Blu Jargon ile alakalı gelişmeler için takipte kalın!

Paylaş: